Gün-dem


Son zamanlarda pek fazla yazmıyorum.. Aslında yazamıyorum, tam bir konu zihnime çarpmış ve onun üzerine düşünüyorken, pat başka bir şey oluyor ve kafam dağılıyor. Sonra onun üzerine düşünmeye başlıyorum ve bir başkası.

Elbette, dur bakalım şu siteye ne yazabilirim diye düşünmeler değil bunlar. Gayet gündelik yaşam sürerken, beni düşünmeye sevk eden ve kendi içimde tartışmamı sağlayan haberler veya olaylardan bahsediyorum. Vakit bulursam ve istekli olursam da buraya yazıyorum. Az önce “tartışmamı sağlayan” dedim dikkat ettiniz mi bilmiyorum, bir çok insan yazısında ya da konuşmasında “neden olan” veya “sebep olan” derdi bence, diyorlar da.

Madem aklıma geldi bunu da açıklığa kavuşturalım. Eğer herhangi bir vaka, haber ya da şey işte her neyse.. O size göre sizin olumlu bir yöne yönelmenizi sağlıyor ise sağlıyordur. Neden ya da sebep olmamıştır yani. Olumsuz bir vaka ya da şey sebep veya neden olur. Çok mu üstü kapalı oldu? Açıklığa kavuşturacaktık ama böyle oldu, iyidir kendi içinizde tartışmanız biraz düşünün o zaman. Bu sağlamak – neden ya da sebep olmak sorunsalını aşmış olanlar burayı hızlıca geçebilirler.. 🙂

Ve işte kendi içimde bana tartışma imkanı sunan konu; gündem.. Yazımın başlığı da gün-dem zaten. Bir tire ile gün ve demi ayırdım çünkü mevcut gündemler insanı öyle bir demliyor ki 2 saat televizyon karşısında otursanız ya da herhangi bir gazeteyi okusanız gündemdeki konular yüzünden kendinizden geçiyorsunuz. Aslında itiraf ediyorum, demlenmek ilişkisi o kadar aklıma yattı ki sözlükleri araştırdım alakası olmadığını gördüm. 🙂

Gelelim gün-dem konularıma.. KPSS ve SBS skandalları, YÖK Başkanı istifası, İktidarın EVET başarısı, Behlülün Ezele rakip olması, Sosyal medya sitelerindeki 12 Eylül hassasiyeti, doğudaki eğitim boykotu, alevilerin zorunlu din dersi boykotu, sanat galerisini basan magandalar, kalemi kuvvetli ama zihni kıt Osman Sınav ve Fatmagülün suçu ne dizisi!!! … Neler var neler.. Hal böyleyken insanın zihni bulanıyor, kendinden geçiyor hangi biri hakkında düşüneceğini şaşırıyorsunuz.

Ben sinir uçlarımı şu anda en çok sızlatanlar hakkında birkaç şey yazıp gidip yatacağım birazdan.. Osman Sınavın homofobik demecinden başlamak istiyorum. Deliyürek dizisiyle biliyoruz kendisini, en azından ben o vakitten beri biliyorum. Bahsettiğim dizide ataerkil ve militarist toplum yapımızı pekiştirdiği, sokaklarda yeni deliyürekler türettiği için kendisine minnettardık zaten bu demeciyle de şuursuz, siyah pardesülü çoğu genç olan deliyüreklere homofobik motivasyon yüklediği için bir kez daha teşekkür ediyoruz. Demecinde firavuna da yaslamış zaten kendisi ne diyelim, tez zamanda iflah olsa bari medyada popülaritesi yüksek olan bu tür.. Bu konuyla ilgili ilginç gelişmeler de oldu, bir haber sitesi şöyle bir haber yapmış: “Seyirci, şimdiye kadar bir çok televizyon dizisinde eşcinselliğin özendirilmesine alışkındı ama böylesine bir görüntüyle ilk kez karşılaştı. Şüphesiz Türk toplumun örf ve adetlerine ters gelen bu görüntüler…” şöyle de, böyle de.. Ama tek destekleyen yazar Oray Eğin oldu bu görüntüleri demiş. Oray Eğin de “Kuşum Aydın stereotipinden kurtulmak için böyle gelişmelerin çoğalması lazım, Türkiye eşcinsellerin varlığına alışmalı, Osman Sınavı tebrik ederim…” gibi şeyler söylemiş. Oray Eğin kesinlikle güzel şeyler söylemiş ve temenni etmiş kısmen de olsa, o da gitmiş Kuşum Aydına geçirmiş ama.. Ve yine yazısının devamında Mhp ve ülkücülere bir dolu laf etmiş.. Kim, neyi, ne niyetle çekmiş, kimler ne anlamış.. Oooff off..!

Ve Fatmagülün suçu da kadın olmak ben söyleyeyim burdan. Osman yazıyor, Oray destekliyor, Mehmet ayıplıyor, Murat ve Mustafa karar alıyor, Salim uyguluyor, İbrahim saçma sapan şarkılar söylüyor, Emre dövüyor, Orhan damara bağlıyor gidip birini öldürüyor… Fatmagül de tecavüze uğruyor, sonra suçlu bulunuyor dayak yiyor yakınlarından, canından ediliyor, namazını Ahmet kıldırıyor.. Tayyip 3 çocuk yapın diyor, Fatmagül yine tecavüzlere uğruyor, zorla çocuk sahibi oluyor sonra.

Daha ahlaklı, eşitlikçi ve erdemli bir toplum olabiliriz, olmalıyız.. Genç Bakışa Tolga Çevik konuk olmuş bu hafta, KPSS skandalı hakkında ne düşünüyorsunuz diye soruyorlar, ben bilmem ilglenmem siz daha iyi biliyorsunuz diye geçiştiriyor. Genç Bakış ekibi bir röportaj yapıyor İstanbul sokaklarında, belediye Komedi Dükkanını yıkacakmış ne düşünüyorsunuz diye soruyorlar. Onlar her şeyi yıkar zaten diyen de var, yıktırtmayız kardeşim diyen de.. Nitekim temenninden öte, daha eğitimli bir toplum olmalıyız!!.. İyi günler..

Reklamlar

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s